Ünlü hemcinslerimi kıskanacak kadar kompleksli bir insan değilim. O yüzden bir çekememezlik yazısı için salyaları akanları baştan uyarayım. Öyle bir şey değil bu. Sadece fikrimi söyleyip çekileceğim.
Rengarenk kıyafetler, üstünde bembeyaz bir surat, iki mavi göz, kocaman bir ağız. Güzel bir kız aslında. Her şeyi bozan sesi olmasa...
Sesi kötü diyorum da, hani albümlerini bulundurmuyorum ama bir yerde duyunca ayaklarım, başım oynamaya başlıyor hemen. Anlam veremediğim de bu zaten. Zor olan bu. Çünkü her şartta burun kıvırdığım bir şarkıcı olsaydı "ne anlıyor millet bundan" diyip savuştururdum. Ama insan kendini kategorize edemiyor. Etse bile inandırıcı olamıyor. Çoğu kişiyle aynı durumu yaşıyorum yani. Herkes sesinden rahatsız ama yine de dinlettiriyor kendini.
Akşam bir programa konuktu, orada izledim. Güzel şarkıları var yeni albümünde. Ama bu kadın bu sesle nasıl yapıyor bu işi anlam veremiyorum. Müzik ne kadar kulağıma hoş gelse de Nil şarkıyı söylemeye başladığında yüzüm ekşiyor. O kadar efekt, bilgisayar falan işe yaramıyor işte. Kötü sesi, kötü. Hatta kısık. Grip olmuş hasta gibi. Çok derinden geliyor. Gelirken ses tellerini acaip zorluyo gibi oluyor. Beni Turnike'nin adını hatırlayamadığım sunucusunun çatallı sesi bile bu kadar rahatsız etmezdi izlerken.
Kötü sesli bir insan nasıl şarkıcı olabilir? İnsanın ilk aklına gelen arkasının sağlam olması. Hadi Türkiye'de arkan sağlam olmasa da bedel ödeyerek gelebilirsin belki bu yere. Öyle ya, önümüzde bir çok örneği var. Ama Nil'in burada olmasının sebebi belli ki arkasının sağlam olması.Yoksa bence hiçbir müzik yapımcısı otuz yaşında çocuk taklidi yapan kötü sesli bir kadına yatırım yapmazdı. Ama babanız müzisyense, zaten bu piyasanın içinde büyümüşseniz, e bi de albüm yapmaya paranız varsa hiçbir şey imkansız değildir.
Yahu Nil Karaibrahimgil on iki yaşından itibaren okuldan arta kalan zamanlarında Sertab Erener'e ait Reklamevi adlı reklam ajansında metin yazarı olarak çalışmaya başlamış. Kaynağım da
wikipedia. Allah aşkına ben üniversite mezunu halimle bir stajyerlik bile kapamazken reklam ajanslarında ve bir sürü de bedava çalışan reklamcı varken iş mi bu şimdi 12 yaşında çocuğu reklam yazarı yapmak? Hangi reklamla keklenmiş acaba bizimkiler? Ben o zamanlar yoktum tabi, izleyemedim o reklamları.
Neyse! Nil'in derdi beni germedi. Ben ondan kısa süre içinde çocuk doğurmasını bekliyorum. Bekliyorum böyle bir şey, çünkü biraz daha doğurmazsa riskli hale gelecek. Doğursun ki çocuğunu tüllerle falan giydirsin, dantelli mantelli pembe egzantrik kıyafetlerle süslesin. Küçük Nil'ler yetiştirsin ki biz de olan biteni hayretler içinde izlemeye devam edelim. Sen hiç büyüme yavrucum. Büyüttüğün çocuklarla beraber saklambaç oynarken çekersin bilmem kaçıncı klibini.